Currently Browsing: Bilişim Dünyası

HP Faciası

Yaklaşık 2.5 sene önce HP nin Pavillion serisinin RP981EA modelindeki laptopunu satın almıştım. Çoğu HP Laptop kullanıcısın karşılaştığı sorunlarla bende yüzleştim. Bunlardan ilki belkide en önemli sorunu olan bilgisayarın aşırı ısınmasıydı. Bu sorun bazen öyle haller alıyorduki bilgisayarın aniden kapanmasına sebep oluyordu. Bu soruna zamanla alışmak zorunda kaldıysamda problemler bununla bitmedi. Bilgisayarı itina ile kullanan biri olmama rağmen ses sisteminde bir problem çıktı. Bunun üzerine HP servisine gittim. Ve bilgisayarımı tamire verdim. Benimle birlikte HP alan bütün arkadaşlarımda çeşitli nedenlerle servislere başvurdu. Kimi zaman bilgisayar 30 gün sonunda hiç bir tamir yapılmaksızın geri verildi kimi zamanda yarım yamalak tamirattan geçtikten sonra iade edildi. Buna bir örnek vermeden geçemeyeceğim. Arkadaşımın laptopunun anakartında problem vardı bilgisayarın bataryasını şarj etmiyordu. HP servisine bilgisayarını verdi. HP servisi ise bataryada problem olmadığı halde bilgisayarın bataryasını değiştirerek bozuk bilgisayarı geri verdi. Diğer bir arkadaşımın bilgisayarı ise 4 ay kadar serviste kaldı. HP nin söz verdiği gibi para iadesi de olmadı. Çünkü bilgisayarı 30 iş günü içerisinde bozukda olsa geri verdiler. Neyseki benim bilgisayarımda yukarıda saydığım servis problemlerini yaşamadım. Bilgisayarımı aldığımda bir problem yoktu.
Bundan yaklaşık bir sene sonra – bu tarih garantisinin yarım yıl geçtiği zamana tekabül etmekte- bilgisayarımın sabit diskinde problem meydana geldi. Sorunu HP servisinde çözmey daha sağlıklık bulduğum için bilgisayarımı servise götürdüm. Sabit diskte problem olduğunu ve gerekli tamirin yapılmasını istedim. HP yaklaşık iki gün içerisinde bana hangi parçaların ne kadar olduğunu bildirdi. Parçaların fiyatını duyduğumda şaşkınlıktan sadece güldüm. Bu fiyatlara sade gülünebilirdi. 120 gb HP sabit disk 112 dolardı. Dahası KDV debu miktara dahil değildi. Size miktarın ne kadar komik olduğunu şöyle açıklayayım aynı dönemede WD Sabit Disk 320 GB 70 dolar civarındaydı ve KDV de bu fiyata dahildi. Bu fiyatları görünce HP den sabit disk almaktan vazgeçtim. Bilgisayarımı servisten almak istedim. Ama 20 dolar civarında bir para talep ettiler. Bu parayı vermek zorunda kaldım. Bilgisayara her hangi bir tamir yapılmadı bu süreç içerisinde. Eğer sabit diskte problem olduğunu buldukları için alıyolarsa ki büyük bir yalan olurdu çünkü ben zaten bilgisayarın arızasını ayrıntılı bir şekilde verdikleri forma yazmıştım.
Bilgisayarımı servisten aldıktan sonra büyük bir bilgisayar mağazasına gittim. Burada bilgisayarımın sabit diskini çıkardığımızda HP’nin SATA harddiskinin kendi özel üretimi olduğunu gördük ve serviste tamir parasıyla birklite 152 dolar ve KDVsini vermeye mecbur tutulduk. Aynı problemi benim iki arkadaşımda yaşadı. İlk arkadaşım bilgisayarını servise götürdüğünde çıkarılan fiyat 600 TL olmuştu ki zaten bilgisayarı satsa 600 TL etmezdi. Bilgisayarını hurdacıya verdi. Diğer arkadaşımında bilgisayarının anakartı yandı garantisi bittikten 3 veya 4 ay sonra. İstedikleri para bilgisayardan yine pahalıydı dolayısıyla onun bilgisayarıda hurdaya çıktı.
Şimdi soruyorum HP gibi dünya devi diyebileceğimiz bir markanın standartlar dışında sabit disk satıp(sattığı miktar normal bir sabit diskin 4 katı hemen hemen) haksız kazanç elde etmesi bu firmaya ne kadar yakışıyor? Bu kadar sorunlara rağmen piyasada nasıl tutuluyor?
Hakkımı armak istediğimde her seferinde müşterir temsilcileriyle muhattap olmaktan bıktığımı ve gerçekten sorunuma çare olabilecek kimseyi bulamadığımı belirtmek istiyorum. HP’nin yardım desteğinden her türlü servisine ve hizmetine hatta ve hatta sattığı ürüne bu saatten sonra hiç bir şekilde itimat etmeyeceğim. Sizde arkadaşlar HP almak isteyen arkadalarınızı almamaya ikna edin ve hatta HP’ye karşı kurduğum facebook gurubuna sizde katılın. http://www.facebook.com/s.php?ref=search&sid=4215b6c4c9e0cec034e0572d52033d51&init=q&q=hp%20almay%C4%B1n#/group.php?gid=126459499992

Yazıyı okuduğunuz için teşekkürler hakkımızı aramaya devam edelim…

RAM(Random Access Memory)

ddr2_ram_pc5300_imgp1059
Herkesin bildiği gibi ram bilgisayarda geçici olarak bilgi depoladığımız hafıza birimidir. Elektiriği kestiğimizde içindeki bilgiler kesildiği için(volatile) geçici bir depolama aygıtıdır. Peki neden Random Access Memory demişler. Çünkü Random’un anlamı rastgele demektir. Buradaki rastgeleden kasıt, ramin her hangi bir yerindeki (rastgele,random) datayı sabit(constant) zamanlarda alabilmemizdir. Diğer depolama aygıtlarından(harddisk) farklı olarak ram’lerde bir dönüş yoktur bundan dolayıda gecikmeler olmaz. Sonuçta gecikmesiz veri erişimi olduğu için veri alış verişleri sabittir. Ramler genelde iki çeşittir. Bunlardan birincisi SRAM ikinciside DRAM ‘dir. SRAM DRAM’e göre daha hızlı ve daha kullanışlıdır. Ama bilgisayarımızda biz her ikisinde görürüz. SRAM işlemciye daha yakın hafıza birimi olarak kullanılırken DRAM daha sonraki birimdir. DRAM’den sonraki birim ise Haddisk’tir. Bundan 15-20 yıl önce bytelarla ve mhz ‘lerle ölçülen ramler teknolojinin çok hızlı gelişmesiyle birlikte hem kapasite olarak hem de hız olarak çok büyük bir sıçrama yapmıştır. Günümüzde 1.333 Ghz(clock frequency)ramlar piyasada bulunabilmektedir. Ayrıca bireysel bilgisayarlarımızda 4gb’ta kadar ramler bulunabilmektedir. Ramin sadece büyüklüğü bilgisayarın hızlı olduğuna anlamına gelmez. Çünkü ram bilgisayarın hızını etkileyen önemli parçalardan sadece biridir. Bunun dışında FSB (bknz http://www.yusufaytas.com/fsb/) ve işlemci(CPU) da gayet etkilidir. Ayrıca 1gb’lık bir ram 2gb’lık bir ramden daha hızlı çalışabilir. Çünkü daha hızlı bir veri alışverişi çok daha etkili sonuçlar doğurabilmektedir. Ram alırken önerim hem ramin büyüklüğüne hem de hızına bakmanızdır. Daha fazla bilgi için aşağıda verdiğim referans adreslerini kullanabilirsiniz.
Referanslar :
http://en.wikipedia.org
http://www.corsair.com/

SSL(Secure Socket Layer)

sslcertificate1İnternet sayfalarına girdiğimizde bazen adres çubuğunda “http” yerine “https:” ile başlayan bir adres görürüz. Genellikle bu tür sayfalar güvenliğin üst düzeye çıkarıldığı sayfalardır. “https:” ile başlayan sayfaların diğer sayfalardan farkı ise site kullanıcılarının kişisel bilgileri ve kredi kartı hesaplarının korunması amacıyla yapılmış bir protokol kullanılmasıdır. Bu protokol ise genellikle SSL (Secure Socket Layer) ‘dır. SSL sunucu ile kullanıcı arasındaki bilgi aktarımını güvenli bir hale getirmektedir. Genellikle korsanların göremeyeceği (ki kimse iddaa edemez kesin göremeyeceklerini : D ) bir bağlantı kurulumuyla sağlanır. Bu bağlantı ise “socket”(bağlantıda kullanılan veri taşıyıcısı) ler aracılığıyla olur. SSL in ortaya nasıl çıktığını inceleyecek olursak Netscape tarafından ortaya koyulduğunu görebiliriz. Netscape’in böyle bir protokolu öne sürmesindeki amaç HTTP,LDAP,POP3 kullanıldığı uygulamalarda kullanıcının bilgilerini korsanlara karşı korumaktı ve büyük ölçüde başarılı olundu. SSL’in günümüzde kullanımı oldukça geniş olmakla birlikte hemen hemen bütün sunucularda otamatik olarak verilen bir hizmet haline gelmiştir. Peki SSL’li sayfaların farkı nedir? SSL protokolünün uygulandığı uygumalarda sayfaya erişmeden önce tarayıcı tarafından protokolü kabul edip etmediğiniz sorulur. Verilen cevap doğrultusunda sayfaya erişim gerçekleştirilir. Buna örnek verecek olursak “ https://webmail.bilkent.edu.tr adresi SSL kullanılmış bir adrestir ve ilk girdiğinize size sayfaya onay verip vermediğiniz sorulur. Eğer protokolü kabul ederseniz sizi erişmek istediğiniz sayfaya yönlendirir. Yazımı toparlayacak olursam, SSL güvenlik için yapılmış bir protokoldür ve günümüzde yaygınca kullanılmaktadır.

Kaynaklar : www.microsoft.com, www.ibm.com

 Sayfa: 2 | Toplam: 4 « 1  2  3  4 »