Karşılaştırmamıza ilk olarak Bayern Munich ile başlıyoruz, en iyi oldukları dönem ise 1974-76. Bu dönemde Bayern, 3 defa o zamanın şampiyonlar ligi kupasını aldı. Bu dönem içinde göze çok güzel bir futbol oynamamalarına rağmen bir çok kupanın sahibi olmayı başarabilmişlerdi. Takımda öne çıkan oyuncu, Almanların gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu diye adlandırabileceğimiz Franz Beckenbauer.

Bir sonraki takımımız ise Liverpool. 1975-84 seneleri arasında 4 kere o zamanın şampiyonlar ligi şampiyonu ve 7 defada kendi liglerinde şampiyon olmayı başarmıştı. Çok iyi pas trafiği yapmalarına ve oyun akışını iyi kontrol etmelerine rağmen, başarılarının sırrı çok iyi olan savunmalarında yatıyordu. Hatta defanslarına, istatiksel olarak baktığımızda Ingiltere futbol ligi tarihinin en iyi defansı denebilir. Liverpool bu senelerde takım halinde iyi savunma yapıyordu, öne çıkan futbolcuları yok demek yanlış olmaz.
Ezeli rakibi Real Madrid’te 1953 ile 1960 yılları arasında gerçekten de bir çok başarının altına imza atmıştı. O zamanın şampiyonlar ligi kupasını tam 5 kere kaldırmışlardı. Öyleki Real Madrid hakkındaki tek yorum, bu futbolcular insan olamazdı. Takımın şüphesiz en iyi oyuncusu olan Alfredo Di Stefano, bütün zamanların en iyi futbolcuları arasında gösterilmektedir.
Bir zamanların efsane takımı Ajax ise Barcelona’ya en büyük rakiplerden biri gibi görünüyor. Ajax 1965 ile 1973 yılları arasında her kupayı kazandı. Bu kupaların arasında 3 kere o zamanın şampiyonlar ligi kupası var. Ajax takımhalinde müthiş bir akıcılık içerisinde futbol oynuyordu. Ajax’ın bu dönemdeki futboluna total futbol denildi ve kelimenin tam anlamıyla bir ekol haline geldiler. Gerçekten de bu dönem Ajax’ın ve Hollanda futbolunun çağıydı. Ajax’ın bu dönemdeki en iyi futbolcusu Johan Cruyff’tu. Bu dönemde, Cruyff 3 defa en iyi futbolcu(FIFA Ballon d’Or) ödülünü kazanmıştır.
Şimdi sıra Barcelona’da. Barselona’yı aslında daha iyi inceleyebilmek için bir 5-10 seneye ihtiyacımız var. Rakiplerinin hepsi uzun yıllar istikrarını sürdürebilmiş. Biz de Barcelona’yı değerlendirmek için beklemeliyiz. Hali hazırda, rüya takım olma yolunda ise emin adımlarla yürüyor. Futbolcu bazında baktığımızda, kaleci ve sol bek hariç , her biri mevkilerinde en iyi futbolcular. Takdir edersiniz ki, futbolcu kalitesi takımı başarıya götürebilecek en önemli etkenlerden biri. Futbolcuların kalitesinin yanı sıra, takım olarak da iyi bir görünümdeler. Bütün bunları düşündüğümüzde, Barselonanın rüya takım olma ihtimali çok yüksek.
Şu anki barselona ile saydığımız diğer takımları karşılaştıracak olursak, Barselona’nın rakiplerinden hiçte alta kalır yanı olmadığını görebiliriz. Bence en önemli rakibi olan Ajax ile hemen hemen aynı seviyede diyebiliriz. Çünkü, Ajax’ın oynadığı total futbolu Barselona’da gözlemleyebiliyoruz. Rakip kim olursa olsun, topa sahip olum hücumu düşünen bu anlayış hem göze hitap ediyor, hem de iyi sonuçlar veriyor. Barselona istikrarı yakalarsa, rüya takım olucaktır.
]]>
Zor bir seneydi aslında. Her şey çok kolay olmuş gibi geliyordu dışardan bakıldığında ama Barça çok çalıştı kupaların her biri için. Bazen şansta yardım etti tabi
. Ama sevindirici olan 3 kupayıda birden almayı başaran takımın ilk Barçanın olmasıydı. Sonunda çok güzel bir sezon yaşattı Barça taraftarlarına.
Hele Reale 6 attığımız maç akıllara kazınacak ve içimizdeki real nefretinin dışa vurumuna dönüşecekti. O maçta Barça ruhunu gördük tabikide. Her atılan golde dahasını istedi taraftar ve olduda üzmedi Barçalı futbolcular
. Real ise tarihinin acı ama gerçek hezimetlerinden birini yaşadı. Hiç bir dalda başarı gösteremedi geçen sezon. Şimdilerde astronomik transferlerle kendini avunduruyor ama bence sonları yine hüsran olacak…
Manchester United… Gerçektende iyi bir kadroya sahip bir takım… Fazla denilecek bir söz yok ama Barcelonanın ortasahası ile mücadele edebilecek dünyada takım yok Alex Ferguson’un dediği gibi. Ayağa paslarla rakibi yorup kendi oyunu rakibe kabullendirmek. Barçaya has süper paslar… Sonunda eze eze galip geldiğimiz bir maç oldu tabikide.
Sezonun tamamında gerçekten özverili bir çalışma gösterdi hem Barça teknik kadrosu hem de Barçalı futbolcular. Gelelim Guardiola’ya… Zaten futbol kariyeri olarak kendini gerçektende çok iyi kanıtlamış bir isim. Futbol zekasına denecek söz yok. Sezon başlarında biraz olsun şüpheye düşürdüysede takımı en iyi şekilde oynatmayı ve organize etmeyi başardı. Başarılarının devamını bekliyoruz…
Türkiyeden tabi Barça taraftarı olmak zor aslında. Her zaman bulamıyorsun izleyemiyorsun maçlarını. Ancak video sitelerinden geniş özetleriyle avunuyorsun. Camp Nou da izlemenin tadına varamıyorsun tabikide ama oda olur inşallah
.
FC Barcelona(Football Clup Barcelona), 1899 yılında ispanyol Joan Gamber tarafından kuruldu. Şimdilerde takma adı Barça olarak bilinen kulüp 1928 yılında La Liga(İspanyol Ligi, bizdeki süper lig)’ya katılmıştır. İspanyolca Més que un club(More than a clup) yani bir kulüpten daha fazlası sloganıyla kendini taraftarına ve basına benimsetmiştir.
La liga’ya girdikten sonra en büyük rakipleri Real Madrid ve Athletico Bilbao olmuştur. Birinci ligden hiç düşmeyen Barcelona 18 lig, 24 copa del rey, 7 süper kupa, 2 şampiyonlar ligi,4 uefa kupası, 3 kıtalar arası şampiyona kupası ve 2 de avrupa klüpler kupasını kazanarak tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
Barcelona maçlarını dünyanın sayılı statlarından biri olan Camp Nou’da oynamaktadır. 98,772 kişilik kapasitesiyle avrupanın en büyük ve dünyanın en büyük 11. statıdır. Stadın temelleri 1957 yılında atılmıştır. Bir çok müsabakaya ev sahipliği yapan stat yeni görünümüne 2015 yılında kavuşacaktır.
Barcelona avrupadaki taraftar topluluğu en büyük takımlardan biridir. İspanyanın %25 barcelona taraftarı olmasının yanında Avrupa’da da azımsanayamacak derece fazla taraftarı vardır.
Barcelona sadece futbolda değil aynı zamanda diğer spor dallarında da gayet başarılı bir profil çizmektedir. Bunların başlıcaları basketbol, voleybol,buz hokeyi, beyzbol ve bisiklettir.
Şu an takımın başında Josep Guardiola bulunmaktadır. Kulübün başkanı ise Joan Laporta’dır.
Referans www.fcbarcelona.com
]]>